Sitemize hoşgeldiniz şuan misafir olduğunuz için sitemizten tamamiyle yararlnamıyacaksınız. Üye olun yada giriş yapın

Sitemizde sizi görmekten mutluluk duyarız.

LifeStyle Yönetimi



 
AnasayfaTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Amy ~

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Amy Catniss Moon
III. Sınıf Sterk
III. Sınıf Sterk


Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 01/09/09
Tanınmışlık : 0

MesajKonu: Amy ~   Salı Eyl. 01, 2009 11:47 am

Trende yapılan kısa bir RPG

Amy, sabah büyük bir heyecanla uyanmıştı. Artık 5. sınıf oluyordu. 5. sınıf olmasından daha önemlisiyse birkaç gün önce kendisine ulaşmış olan mektupta yazanlardı. O artık bir sınıf başkanıydı. Bina başkanı... Bu muhteşem bir şeydi. İlk olarak ailesine bir mektup yazmış ve bunu onlara söylemişti. Onların da en az kendisi kadar heyecanlanıp mutlu olduklarını tahmin edebiliyordu. Babası mutluluktan havalara uçmuş olmalıydı. Muhtemelen tüm ailesine haber vermişti. Annesi ise kızının her şeyde en iyi olmasını isterdi. O da çok gururlanmış olmalıydı. O kadar kişi arasından bir kız bir erkek seçilmişti ve o kız Amy'ydi. Bu büyük bir gurur kaynağıydı. Ayrıca annesi o Gryffindor'a seçildiğinde bile çok gururlanmıştı ki bu çok daha büyük bir başarıydı. Ablası ise şimdi çoktan kıskançlık krizine girmiş olmalıydı. O, annesi muggle olduğu için bir muggle olmuştu. Aslında bunun ihtimali çok düşüktü ama olmuştu. Bu yüzden zaten hep Amy'yi kıskanırdı. Bir de Bina Başkanı olduğunu duyunca gerçekten kıskanmış ve sinirlenmiş olabilirdi. Cadı olamamasını annesine bağlıyordu ve bu yüzden annesi ile çok anlaşamıyorlardı. Ama yine de Amy için sevinmiş olmalıydı. Kim ne düşünürse düşünsün bu gerçekten çok güzel bir duyguydu. Amy sırıtıp duruyordu. Gerçekten çok memnun olmuştu. Bina başkanlarına bakar ve imrenirdi ama artık kendisi onlardan biriydi. Bazı 1. ve 2. sınıflar ona bakıp imrenebilirlerdi. Bu harika bir şey olurdu.

Amy, uyandığında ilk olarak biraz yatakta yatarak havaya baktı. Aslında bina başkanı olmanın olumsuz yanları da vardı. Kimseyi hayal kırıklığına uğratmaması gerekiyordu. Gryffindor'a diğer binalardan daha çok puan kazandırmak için geçen senekilerden daha çok çaba göstermeyi düşünüyordu. Duyduğuna göre Craig de erkek bina başkanı olmuştu. Onu tanıyordu ve onun da Amy kadar çalışacağını biliyordu. Bu yüzden mutluydu. Gryffindor belki de bu sene puanlarda birinci olurdu. Bu daha büyük bir başarı olurdu. O zaman annesi Amy'yle daha çok övünebilirdi. Aslında kendisiyle övünülmesini pek sevmiyordu. Bu kendini beğenmişlikti. Ama annesini de anlayabiliyordu. Amy'nin en iyisi olmasını istiyordu. Bu yüzden çabalıyordu ve onun başarılarındaki en önemli etken annesiydi. Annesi aklına gelince birden gözleri doldu. Onu özlemişti. 3 haftadır görmüyordu ve görmesine daha çok vardı. Babasının işi nedeniyle bugün eksprese de gelemeyeceklerdi. Annesi muggle olduğu için babası, büyücü dünyasının onun için tehlikeli olduğunu düşünüyordu. Bir yerde haklıydı da... Çünkü büyücü dünyasında safkan meraklısı,muggle karşıtı çok kişi vardı. Amy annesi için endişelenmek yerine onun eksprese gelmemesini tercih etmişti. Bu doğru bir tercihti.

Amy saatine baktı. Bu saat ona babasının doğum günü armağanıydı. Saatte annesinin, babasının ve ablasının resimleri vardı. Amy onları görünce gülümsedi. Bu da klasik büyücü fotoğrafları gibi kıpırdayan bir fotoğraftı. Amy büyüyü seviyordu. Saate tekrar baktı. Resmi görünce saatin kaç olduğuna bakmayı unutmuştu. Gülümsedi. Aslında daha çok erkendi. Yine de erken kalkmanın her şeyi güzelleştireceğine inanıyordu. Yatağında doğruldu ve bir bardak su içti. Sonra tekrar yatağına uzandı. Okul açılıyordu. Geçen sene okul açılırken 4. sınıf olduğu için o kadar mutlu olmuştu ki bu seneki onun yanında az kalırdı. Aslında 4. sınıfın bir özelliği yoktu. Ama 5. sınıfta sınavları başlıyordu. Öğrendiklerini gösterme zamanıydı bu sene. Babası bu sınavların çok zor olacağını söylemişti. Ama Amy azmiyle ve zekasıyla bunları da geçeceğine inanıyordu. En azından geçerdi. Babası gelecekte olacağı meslekleri de etkilediğini söylemişti. Amy gülümsedi. Gelecek... Çok uzak bir kavramdı onun için.

Amy, yataktan atladı. Eğer biraz daha burda kendi kendine muhabbet ederse kafayı yiyecekti. Kafayı yemekten değil de Hogwarts Ekspresi'ni kaçırmaktan korkuyordu. Hemen bavuluna doğru yürüdü. Bavulunu yerleştirmişti. Akşamdan hazırladığı ve bugün giyeceği kıyafetleri çıkardı. Bavulunun en üstüne de Hogwarts pelerinini koydu. King's Cross'ta elinde bir fareyle yürümek zaten zor oluyordu. Bir de pelerin giyip de milletin dikkatini çekmeyi istemiyordu. Zaten hemen hemen herkes trende giyinirdi. Amy akşamdan hazırladığı muggle kıyafetlerine baktı. Uzun, kırmızı bir tişört... Aslında Amy'nin en sevdiği tişört buydu. Altına da kot pantolonunu seçmişti. Güzel seçim olduğunu düşünüyordu. Pek hızlı olmayan bir şekilde üstünü giydi. Bu tişörtü gerçekten seviyordu. Kot pantolonuyla da güzel bir uyum içindeydi. Elindeki saat de muggleların yanına gideceği için muggle saati şekline gelmişti. Bu saatin en çok da bu yönünü seviyordu. Bir düğmesine bastın mı muggle saati gibi oluveriyordu. Amy büyüyü sevdiğini bir kez daha farketti.

Sokak gerçekten kalabalıktı. Amy, Çatlak Kazan'dan çıktığında etrafta koşuşturan pek çok öğrenci gördü. Bu aceleciler en minik Hogwarts üyeleri yani 1. sınıflar olmalılardı. Amy birine gidip acele etmemesi gerektiğini söyledi. Çocuk ona şaşkın şaşkın bakarken de saatini gösterip daha çok zamanının olduğunu belirtti. Çocuk biraz sakinleşmiş gibiydi ama Amy arkasını döner dönmez yine koşmaya başladı. Bu minikler ne kadar da heyecanlıydı. Amy de küçükken böyle miydi acaba? Hatırlamıyordu ama Hogwarts'a ilk gittiğinde ne kadar da mutlu olduğunu biliyordu. Herkesin bu mutluluğu tatması lazımdı. Mugglelar da okula giderken böyle heyecanlanıyor olabilirdi. Ama elbette Hogwarts çok daha ayrıydı. Büyü... Amy gülümsedi.

King's Cross... Amy ilk yıldan beri buraya geldiği anda heyecanı artıyordu. Bu heyecan artışının sebebi Hogwarts'a biraz daha yaklaşmış olmasıydı. En sevdiği kısım geliyordu. 9 ve 10'uncu peronlar arasından geçmek... Bunu yaparken hep mutlu oluyordu. Geçen seneye kadar hep koşarak geçerdi ama geçen sene koşup neredeyse bir kızın üzerine çıkınca bu sene yürümeyi tercih edecekti. Korkacak bir şey de yoktu zaten. Amy meraklı gözlerin kendisine bakışı eşliğinde 9 ve 10. peronları buldu. Sanki bir şeyler arıyormuş gibi etrafına baktı. Kimse ona bakmıyordu. Hemen yavaşça elindeki el arabasını sürüklemeye başladı.

Gözlerini kapattı. Tam peronların arasındaki duvara çarpacakken birden hava değişti. Gözlerini açtı. Peron 9 3/4... Görkemli bir trendi bu... Amy, etrafa bakındı. Belki geçen seneden ya da daha öncesinden tanıdığı kişileri görebilirdi. Yavaş yavaş da eksprese doğru yaklaşıyordu. Etrafındaki tanımadığı aileler birbirleriyle kucaklaşıyor, ağlaşıyor ve vedalaşıyorlardı. Bu kötü bir sahneydi. Amy, yalnızdı. Olsun, yine de sıkıntı çekmiyordu. Yalnızca ağlamaklı şeyleri sevmiyordu, o kadar. Birden karşıda bir hareket gördü ve o tarafa gitti. Ama sonra bir ailenin daha vedalaştığını gördü. Sonra boş bir kompartımana çıkıp oturdu.

"Ah...Ne yapıyorum ben?.."

Bina başkanları kompartımanına gideceğini tamamen unutmuştu. Bu unutulacak şey miydi? Yaklaşık olarak 5 yıldır o kompartımanın hayallerini kuruyordu. Oraya gidenlere özenerek bakardı küçükken... Ve şimdi, o hep hayalini kurduğu kompartımana geçecekti. Bina Başkanları Kompartımanı... Önceden girdiği boş kompartımandan atladı. Sonra etrafta dolaşırken tekrar oraya gelirdi. Arkadaşları bina başkanı olması hakkında ne düşünecekti acaba? O sırada karşıda Bina Başkanları Kompartımanı'nı gördü. Oraya ilk gelen kendisiydi. Amy'den önce kimse gelmemişti. Aslında daha çoğu kompartıman boştu. Erkendi. Yine de erken gelmek, geç gelmekten daha iyiydi.

Amy, hep hayalini kurduğu kompartımana geçti ve yerine oturdu. Kendisini muhteşem hissediyordu. Yalnız olmasından faydalanarak etrafı incelemeye başladı. Bu odaya önce de bir kez gelmişti ama rastgele... Hiç bu kadar serbest olmamıştı bu kompartımanda... Ama şimdi ne yaparsa yapsın özgürdü. Olduğu yerde ayağa kalktı ve etrafa bakındı. Büyük bir kompartımandı burası. Bavulu ayağının altında duruyordu. Amy ona bastığını farketti ve annesinin bunu görse ne diyeceğini tahmin etti. Muhtemelen azarlanırdı. Bu yaşa gelmişti ama hala ufak tefek şeylerden azarlanabiliyordu. Ama yine de keşke şimdi annesi yanında olsaydı da onu azarlasaydı. Özlemişti. Amy bunları düşünürken birden sıkıldığını farketti. Etrafına bakınmak ne kadar uzun sürebilirdi ki? İyiki yanına kitap almıştı. Hemen okumaya başladı. Kafasını da cama yaslamıştı.

Bir süre sonra tren sarsıldı ve durdu. Hogwarts karşılarındaydı. Amy trenden indi ve etrafa bakındı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rehberlik Öğretmeni
Seçici Profesör
 Seçici  Profesör
avatar

Mesaj Sayısı : 43
Kayıt tarihi : 01/09/09
Tanınmışlık : 0

MesajKonu: Geri: Amy ~   Salı Eyl. 01, 2009 11:51 am


Betimleme : 24/33
Dil Kuralları : 32/33
Görsellik : 20/33

+1 Puan da LS Yönetiminden.

77 Puan!


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Amy ~
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Toplantı Salonu :: Rol Oyunlarınız :: Rol Oyunu Puanı Belirleme-
Buraya geçin: